Restaurant iki bölümden oluşuyor. Çatısı camla kaplı kışlık salon. Buranın dört bir yanı yeşilliklerle kaplanmış. Koca bir akvaryumda çeşitli balıklar salonun dört bir yanını çevreleyen kanalların içinde tur atıp duruyorlar. Bir ormanı andıran bahçe ise tam anlamıyla cennetten bir köşe. Küçük şelaleler, köprüler, cins cins meyve ağaçları, bülbül sesleri insana huzur veriyor. Restaurantta çocuklar da düşünülmüş. Her köşede bir oyun parkı var. Ayrıca bahçenin bir köşesindeki mini hayvanat bahçesi çocukların gözdesi. Bu sayede hem çocuklar masa başında sıkılmıyor, hem ana babalar rahat rahat yemeklerini yiyorlar.
1981 yılında kurulan restaurantın yerinde daha önce bir su değirmeni varmış. Baba Mehmet Bayram burada un öğütürmüş. işletmeci Ali Bayram, restaurantın adının bu değirmenden geldiğini söylüyor ve "bu değirmeni muhafaza etmeyi akıl edemedik, yıktık gitti" diye pişmanlığını dile getiriyor. Restaurantın mönüsünü alabalık çeşitleri oluşturuyor. Balıklar birkaç kilometre uzaktaki kendi çiftliklerinde üretiliyor. Ali Bayram, burada özel yemler kullandıklarını, onun için balıklarının daha lezzetli olduğunu öne sürüyor. Kaşarlı alabalık, en çok tüketilen yemek. Balık önce güveç kabında fırına sürülüyor. Pişmeye yakın çıkarılıp kılçıkları temizleniyor. Sonra lop etin üstüne kaşar peyniri konup tekrar fırına atılıyor. Peynir eriyip, kızarınca servis ediliyor.
Yaygın bir kanıya göre büyük alabalıklar tatsız olurmuş. Yediğimiz üç kiloluk alabalık ise oldukça yağlıydı ve tadı somon balığını andırıyordu. Ali Bayram ızgaralıkları özel havuzlarda, özel yemlerle beslediklerini, lezzetin bundan dolayı farklı olduğunu söyledi.
Restaurantın mönüsünde balığın haricinde 20 çeşit de meze var. Balığınızı beklerken bir şeyler atıştırmak isterseniz soslu patlıcan ile acı yeşil biberle yapılan gelin turşusunu öneririz. Değirmende Canlı Alabalık Restaurant Denizli'nin en şık lezzet duraklarından biri. Adresi bir kenara not etmenizde yarar var.